AİLE VE BOŞANMA HUKUKU · HUKUKİ BİLGİLENDİRME
Nafaka Artırım Davası: Şartlar, Süreç ve Sonuçları
KISACA
Boşanma kararıyla belirlenen yoksulluk veya iştirak nafakası, tarafların mali durumlarının değişmesi ya da hakkaniyetin gerektirmesi halinde dava yoluyla artırılabilir (TMK m.176/4). Mahkeme; enflasyon, çocuğun yaşı ve ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsünün gelirindeki değişimi birlikte değerlendirir. Artırılan nafaka kural olarak dava tarihinden itibaren uygulanır.
Hukuki dayanak
Nafakanın sonradan değiştirilmesine ilişkin temel kural 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.176/4'tedir. Bu hükme göre irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafaka, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirmesi halinde, istem üzerine artırılabilir veya azaltılabilir. Çocuk için ödenen iştirak nafakası bakımından ayrıca TMK m.182 ve durumların değişmesi halinde hâkimin gerekli önlemleri almasını öngören TMK m.331 uygulanır.
Nafaka artırım davası, boşanma davası sırasında veya sonrasında ödenmesine karar verilmiş bir nafakanın miktarının yeniden belirlenmesini amaçlar. Dava aile mahkemesinde görülür; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalara asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar.
Hangi nafakalar artırılabilir?
- Yoksulluk nafakası: Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eş lehine hükmedilen nafakadır (TMK m.175).
- İştirak nafakası: Velayet kendisine verilmeyen ebeveynin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılması için ödediği nafakadır (TMK m.182).
- Tedbir nafakası: Boşanma davası sürerken ödenir (TMK m.169). Dava devam ettiği için miktarındaki değişiklik ayrı bir artırım davasıyla değil, görülmekte olan dava içinde talep edilir.
Artırım için hangi değişiklikler dikkate alınır?
Mahkeme, nafakanın son kez belirlendiği tarihten dava tarihine kadar geçen sürede tarafların durumlarında meydana gelen değişiklikleri inceler. Uygulamada en sık ileri sürülen sebepler şunlardır:
- Enflasyon nedeniyle nafakanın alım gücünün azalması.
- Çocuğun büyümesiyle eğitim, sağlık, beslenme ve sosyal giderlerinin artması.
- Nafaka yükümlüsünün gelirinin veya malvarlığının artması.
- Nafaka alacaklısının gelirinin azalması veya ihtiyaçlarının artması.
Nafaka miktarı belirlenirken tarafların ekonomik ve sosyal durumları birlikte değerlendirilir; nafaka yükümlüsünün ödeme gücü de dikkate alınır. Bu nedenle yalnızca enflasyon oranına bakılarak sonuca ulaşılamaz.
Kararda yıllık artış varsa yine dava gerekir mi?
Mahkemeler nafakaya hükmederken çoğu zaman nafakanın her yıl belirli bir endeks oranında, örneğin TÜİK tarafından açıklanan fiyat endeksindeki değişim oranında artırılmasına da karar verir. Böyle bir hüküm varsa nafaka her yıl ayrıca dava açılmadan bu oranda artar ve artış icra yoluyla da talep edilebilir.
Ancak endeks artışı, çocuğun yaşının ilerlemesi veya tarafların gelirlerindeki önemli değişiklikler karşısında yetersiz kalabilir. Bu durumda yıllık artış hükmü bulunsa bile artırım davası açılabilir.
Dava süreci nasıl işler?
Nafaka artırım davası dilekçeyle açılır; dilekçede artırımın gerekçesi ve talep edilen miktar belirtilir. Mahkeme, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarını tespit etmek için genellikle kolluk aracılığıyla sosyal ve ekonomik durum araştırması yaptırır; ayrıca SGK, tapu, araç ve banka kayıtları gibi bilgileri ilgili kurumlardan isteyebilir.
Artırılan nafaka kural olarak dava tarihinden itibaren uygulanır. Dava açılmadan önceki dönem için geriye dönük artış istenemez. Bu nedenle ihtiyacın arttığı fark edildiğinde davanın gecikmeden açılması önem taşır.
Hangi belgeler önemlidir?
- Nafakaya hükmeden kesinleşmiş boşanma kararı ve varsa önceki artırım kararları.
- Çocuğun okul, kurs, servis, sağlık ve diğer giderlerini gösteren belgeler.
- Tarafların gelirini gösteren maaş bordroları, SGK kayıtları ve vergi belgeleri.
- Kira sözleşmesi, faturalar ve düzenli giderlere ilişkin kayıtlar.
Nafaka ödenmezse ne olur?
Nafaka kararı ilam niteliğindedir ve ödenmeyen nafaka için ilamlı icra takibi başlatılabilir. Ayrıca İcra ve İflas Kanunu (İİK) m.344 uyarınca nafaka ödemeye ilişkin karara uymayan borçlu, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılabilir. Borçlunun birikmiş nafakayı ödemesi halinde tazyik hapsi sona erer.
Nafaka azaltılabilir veya kaldırılabilir mi?
TMK m.176/4 aynı şartlarla nafakanın azaltılmasına da imkân verir. Yoksulluk nafakası ise alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar; alacaklının evlenmeksizin fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun sona ermesi ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılabilir (TMK m.176/3).
Önemli noktalar
Nafaka artırımı, tarafların durumlarındaki değişikliğin somut belgelerle ortaya konmasına dayanır. Boşanma ve nafaka türlerinin genel çerçevesi için aile ve boşanma hukuku sayfasına, velayete ilişkin konular için velayet davası ve velayetin değiştirilmesi içeriğine bakılabilir.
SIK SORULAN SORULAR
Sık sorulan sorular
Nafaka artırım davası ne zaman açılabilir?
Tarafların mali durumları değiştiğinde veya hakkaniyet gerektirdiğinde açılabilir (TMK m.176/4). Kanunda belirli bir bekleme süresi öngörülmemiştir.
Artırılan nafaka hangi tarihten itibaren ödenir?
Kural olarak dava tarihinden itibaren uygulanır; dava öncesi dönem için geriye dönük artış istenemez.
Kararda yıllık artış varsa yine dava açılabilir mi?
Evet. Endeks artışı ihtiyacı karşılamıyorsa veya tarafların durumu önemli ölçüde değiştiyse artırım davası açılabilir.
Nafaka ödenmezse ne olur?
İlamlı icra takibi yapılabilir; ayrıca İİK m.344 uyarınca alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsi uygulanabilir.
Nafaka azaltılabilir mi?
Evet. Aynı şartlarla, yani tarafların mali durumunun değişmesi veya hakkaniyetin gerektirmesi halinde nafakanın azaltılması da istenebilir.
İlgili içerikler
KAYNAKLAR
Başlıca kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m.169, m.175, m.176, m.182 ve m.331.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m.344.
- Mevzuat Bilgi Sistemi — güncel kanun metinleri.