← Hukuki içeriklere dön

İCRA VE İFLAS HUKUKU · HUKUKİ BİLGİLENDİRME

İtirazın İptali Davası ve İcra İnkar Tazminatı

İçerik sorumlusu: · Erçakır Hukuk Bürosu
Son güncelleme: 26.09.2026

İlamsız icra takibinde borçlunun ödeme emrine süresinde itiraz etmesi, kural olarak takibi durdurur. Alacaklı, itirazın haksız olduğunu düşünüyorsa uyuşmazlığın niteliğine göre farklı hukuki yollara başvurabilir. Bunlardan biri İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır. Salihli ve Manisa'daki icra dosyalarında da aynı süre ve usul kuralları uygulanır; belirleyici olan takibin dayanağı, tebligat tarihi ve uyuşmazlığın türüdür.

İtirazın iptali davası, alacağın varlığının genel mahkemede incelenmesini ve borçlunun icra takibine yaptığı itirazın ortadan kaldırılmasını amaçlar.

İtirazın iptali davası nedir?

Borçlu ilamsız icra takibine itiraz ettiğinde takip durur. Alacaklı, İİK m.67 kapsamında mahkemeye başvurarak alacağının varlığını genel hükümler çerçevesinde ispat edip borçlunun itirazının iptalini isteyebilir. Mahkemenin itirazın iptaline karar vermesi hâlinde kararın kapsamına göre duran icra takibine devam edilebilir.

Dava ne kadar sürede açılmalıdır?

İİK m.67'ye göre itirazın iptali davası, borçlunun itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. Bu süre, itirazın iptali davasına özgü önemli bir süredir.

İtirazın iptali davası ile itirazın kaldırılması aynı şey midir?

Hayır. İtirazın iptali davası genel mahkemede görülür ve alacağın varlığı genel ispat kurallarına göre incelenir. İtirazın kaldırılması ise İcra ve İflas Kanunu'nda öngörülen belirli belge türlerinin bulunması hâlinde icra mahkemesinde başvurulabilen, daha sınırlı incelemeye tabi ayrı bir yoldur.

Hangi yolun tercih edilebileceği eldeki belgelere, takip türüne ve uyuşmazlığın niteliğine bağlıdır.

İtirazın iptali davasında ne ispatlanmalıdır?

Alacaklı, takip konusu alacağın dayandığı hukuki ilişkiyi ve talep ettiği alacağın varlığını ispatlamalıdır. Sözleşme, fatura, teslim belgesi, banka kaydı, ticari defter, yazışma veya diğer hukuka uygun deliller somut olaya göre önem taşıyabilir.

Borçlu ise ödeme, ibra, takas, zamanaşımı veya borcun doğmadığı gibi savunmalar ileri sürebilir. İspat yükünün hangi tarafta olduğu, ileri sürülen vakıaya ve hukuki ilişkinin niteliğine göre belirlenir.

İcra inkar tazminatı nedir?

İİK m.67'de, itirazın iptali davasında kanuni şartların oluşması hâlinde borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi düzenlenmiştir. Kanundaki alt sınır, hükmolunan meblağın yüzde yirmisidir.

Ancak bu tazminat her itirazın iptali davasında otomatik olarak verilmez. Talep bulunması, itirazın haksızlığı ve özellikle alacağın belirlenebilirliği gibi unsurlar somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.

Alacak likit değilse icra inkar tazminatı verilir mi?

Uygulamada icra inkar tazminatı bakımından alacağın likit veya belirlenebilir olup olmadığı önem taşır. Borçlunun borç miktarını, kapsamlı bir yargılama veya özel teknik hesap gerekmeksizin belirleyebilecek durumda olup olmadığı değerlendirmede etkili olabilir.

Bu nedenle yalnızca davanın kabul edilmiş olması, her durumda icra inkar tazminatına hükmedileceği anlamına gelmez.

Borçlu lehine tazminat mümkün müdür?

İİK m.67 kapsamında alacaklının icra takibinde haksız ve kötü niyetli olduğunun belirlenmesi hâlinde, koşulları varsa borçlu lehine de tazminat gündeme gelebilir. Burada kötü niyetin somut olayda ortaya konulması önemlidir.

İtirazın iptali davasında arabuluculuk gerekir mi?

Arabuluculuk yükümlülüğü davanın dayandığı hukuki ilişkinin niteliğine göre belirlenir. Ticari uyuşmazlıklarda ve iş uyuşmazlıklarında itirazın iptali davaları ilgili dava şartı arabuluculuk hükümleri kapsamında değerlendirilir. Tüketici uyuşmazlıklarında ise 6502 sayılı Kanundaki dava şartı ve istisnalar ayrıca incelenmelidir.

Bu nedenle yalnızca davanın adından hareketle arabuluculuk gerekip gerekmediği sonucuna varılmamalıdır.

Görevli mahkeme nasıl belirlenir?

Görevli mahkeme, icra takibinin dayandığı temel hukuki ilişkiye göre belirlenir. Ticari uyuşmazlıkta asliye ticaret mahkemesi, tüketici işleminde tüketici mahkemesi, iş ilişkisinde iş mahkemesi veya genel görevli mahkeme gündeme gelebilir. Yetki kuralları da somut hukuki ilişki ve takip dosyası dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmelidir.

Dosya hazırlanırken hangi kayıtlar kontrol edilmelidir?

Alacağın ticari, tüketici, iş veya genel borç ilişkisinden doğması; icra dosyasındaki ödeme emri ve itiraz tebligat tarihleri; itirazın kapsamı ve mevcut deliller izlenecek yolu doğrudan etkiler.

Özellikle bir yıllık sürenin kaçırılmaması, dava şartı arabuluculuk bulunup bulunmadığının baştan kontrol edilmesi ve icra inkar tazminatı talebinin somut alacağın niteliğine göre değerlendirilmesi önemlidir.

SIK SORULAN SORULAR

İtirazın iptali davası hakkında

İtirazın iptali davası kaç yıl içinde açılır?

İİK m.67 uyarınca süre, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıldır.

Dava kazanılırsa icra takibine devam edilir mi?

İtirazın iptaline karar verilmesi hâlinde kararın kapsamına göre duran takibe devam edilmesi mümkündür.

İcra inkar tazminatı oranı nedir?

Kanunda alt sınır hükmolunan meblağın yüzde yirmisi olarak düzenlenmiştir. Ancak tazminat için diğer kanuni koşulların da gerçekleşmesi gerekir.

Her itirazın iptali davasında önce arabulucuya gidilir mi?

Hayır. Uyuşmazlığın dayandığı hukuki ilişkiye bakılır. Ticari, iş ve tüketici uyuşmazlıklarında ilgili özel dava şartı hükümleri ayrıca değerlendirilir.

Sonuç

İtirazın iptali davasında yalnızca alacağın varlığı değil; bir yıllık süre, görevli mahkeme, arabuluculuk, ispat yükü ve icra inkar tazminatı koşulları birlikte değerlendirilmelidir. Takip dosyasındaki tebligat ve itiraz kayıtlarının baştan incelenmesi, sonraki usul hatalarının önlenmesi bakımından önem taşır.