AİLE HUKUKU · MAL REJİMİ · HUKUKİ BİLGİLENDİRME
Boşanmadan Önce Mal Kaçırma: Başkasına Devredilen Ev Paylaşıma Girer mi?
KISACA
Eşlerden birinin mal rejimi sona ermeden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan yaptığı karşılıksız kazandırmalar ile katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler, tasfiyede edinilmiş mallara değer olarak eklenir (TMK m.229). Borçlu eşin malvarlığı yetmezse, eksik kalan kısım devirden yararlanan üçüncü kişiden istenebilir (TMK m.241). Dava sürerken mal kaçırılmasının önüne geçmek için tapuya şerh konulması da istenebilir.
"Ev annemin üzerine geçti, artık paylaşılacak bir şey yok"
Boşanma konuşulmaya başlandıktan kısa süre sonra, evlilik içinde alınmış ev ya da arsa sessizce eşin annesine, kardeşine veya yakın bir arkadaşına devredilir. Tapuda satış gibi görünen işlem için çoğu zaman gerçek bir ödeme yapılmamıştır. Ardından gelen cümle tanıdıktır: "Benim üzerimde mal yok, paylaşacak bir şey kalmadı."
Türk Medeni Kanunu (TMK), tam olarak bu tür devirlere karşı iki ayrı koruma getirir. Birincisi, devredilen malın değerinin hesapta "varmış gibi" dikkate alınmasıdır. İkincisi, gerekirse malı alan kişiye karşı dava açılabilmesidir.
Önce temel kural: edinilmiş mallara katılma
Eşler arasında ayrı bir mal rejimi sözleşmesi yapılmamışsa, TMK m.202'ye göre edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması asıldır. Edinilmiş mal, TMK m.219'daki tanıma göre her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir. Evlilik içinde maaşla, birikimle ya da krediyle alınan bir ev tipik bir edinilmiş maldır.
Rejim sona erdiğinde her eşin edinilmiş mallarından borçlar düşülür ve kalan "artık değer" hesaplanır. TMK m.236'ya göre her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olurlar. Mal kaçırma girişimi, tam olarak bu yarı payı küçültmeye yöneliktir.
Ne zaman sona erdiği de önemlidir. TMK m.225'e göre mahkemece boşanma sebebiyle sona erdirilmesine karar verilmesi hâllerinde mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer. Yani dava açıldıktan sonra edinilen mallar artık paylaşım hesabına girmez; ancak dava açılmadan hemen önce yapılan devirler kanunun özel olarak ilgilendiği işlemlerdir.
Hangi devirler hesaba geri eklenir?
TMK m.229, "eklenecek değerler" başlığıyla iki tür işlemi sayar:
- Son bir yıldaki karşılıksız kazandırmalar: Eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar.
- Kasıtlı devirler: Bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler.
İkisi arasındaki fark önemlidir. Birinci bentte süre sınırı vardır, ama kastın ispatı gerekmez: dava tarihinden geriye doğru bir yıl içinde rıza alınmadan yapılmış karşılıksız bir devir yeterlidir. İkinci bentte ise süre sınırı yoktur; evlilik boyunca yapılmış herhangi bir devir yakalanabilir. Ancak bu kez devrin diğer eşin payını azaltmak kastıyla yapıldığının gösterilmesi gerekir.
Eklenen malın değeri de özel bir kurala bağlanmıştır. TMK m.235'e göre edinilmiş mallara hesapta eklenecek olanların değeri, malın devredildiği tarih esas alınarak hesaplanır.
Devirden yararlanan kişiye karşı dava
Hesaba ekleme, kâğıt üzerinde bir alacak doğurur. Peki malı kaçıran eşin üzerinde bu alacağı karşılayacak başka bir şey kalmamışsa? TMK m.241 bu durumu düzenler: tasfiye sırasında, borçlu eşin malvarlığı veya terekesi, katılma alacağını karşılamadığı takdirde, alacaklı eş veya mirasçıları, edinilmiş mallarda hesaba katılması gereken karşılıksız kazandırmaları bunlardan yararlanan üçüncü kişilerden eksik kalan miktarla sınırlı olarak isteyebilir.
Bu davanın iki önemli sınırı vardır:
- Miktar sınırı: Üçüncü kişiden ancak eksik kalan miktar istenebilir.
- Süre sınırı: Dava hakkı, alacaklı eş veya mirasçılarının haklarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde mal rejiminin sona ermesinin üzerinden beş yıl geçmekle düşer.
Kanun ayrıca, mal rejimi davasında verilecek kararın üçüncü kişiye karşı da ileri sürülebilmesi için bir yol gösterir: TMK m.229'a göre bu tür devirlere ilişkin uyuşmazlıklarda mahkeme kararı, davanın kendisine ihbar edilmiş olması koşuluyla, kazandırma veya devirden yararlanan üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir. Bu nedenle davada devri alan kişiye davanın ihbar edilmesi atlanmamalıdır.
Her devir bu kapsama girmez
Devredilen malın aslında paylaşıma konu bir mal olup olmadığına da bakmak gerekir. TMK m.220'ye göre mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri kanun gereğince kişisel maldır. Örneğin eşin babasından miras kalan bir tarlayı kardeşine devretmesi, kural olarak edinilmiş mallara ekleme konusu olmaz; çünkü o tarla zaten paylaşılacak mallar arasında değildir.
Buna karşılık evlilik içinde maaşla alınmış bir dairenin, ödemeleri ortak bütçeden yapılmış bir aracın ya da evlilik boyunca biriktirilmiş bir mevduatın başkasına aktarılması, TMK m.229'un tam olarak hedeflediği işlemlerdir. Karma durumlarda, örneğin peşinatı kişisel maldan, taksitleri maaştan ödenmiş bir evde, hangi kısmın hangi mal grubuna ait olduğu ayrıca hesaplanır.
Kaçırma olmadan önce durdurmak: tapuya şerh
En etkili yol, malın elden çıkmasını baştan engellemektir. TMK m.199'a göre ailenin ekonomik varlığının korunması gerektirdiği ölçüde, eşlerden birinin istemi üzerine hâkim, belirleyeceği malvarlığı değerleriyle ilgili tasarrufların ancak onun rızasıyla yapılabileceğine karar verebilir. Hâkim, eşlerden birinin taşınmaz üzerinde tasarruf yetkisini kaldırırsa, re'sen durumun tapu kütüğüne şerhedilmesine karar verir.
Boşanma davası açıldığında da hâkim, TMK m.169 uyarınca davanın devamı süresince eşlerin mallarının yönetimine ilişkin geçici önlemleri re'sen alır. Uygulamada bu kapsamda evlilik içinde edinilen taşınmazların tapu kaydına tedbir konulması talep edilir. Tedbir kaydı olan bir taşınmazın satılması pratikte çok zorlaşır.
Ev aynı zamanda ailenin oturduğu konutsa ayrıca aile konutu koruması devreye girer; bunun için aile konutu şerhi yazısına bakılabilir.
Kaçırılan malın izini sürmek
Bu tür davalarda en çok işe yarayan bilgiler; tapu kayıtlarındaki devir tarihleri ve bedelleri, alıcının o tarihte gerçekten ödeme gücü olup olmadığı, devirden sonra evde kimin oturmaya devam ettiği ve banka hesaplarındaki para hareketleridir. Satış görünümlü bir devirden sonra eski malikin evde oturmaya devam etmesi ya da bedelin hiçbir hesaba yatmamış olması, devrin gerçek niteliği konusunda güçlü işaretlerdir. Mal paylaşımının genel çerçevesi için çekişmeli boşanma davası yazısına bakılabilir.
SIK SORULAN SORULAR
Sık sorulan sorular
Eşim boşanmadan önce evi annesine devretti, paylaşıma girer mi?
Devir, dava tarihinden önceki bir yıl içinde rızanız olmadan karşılıksız yapılmışsa veya katılma alacağınızı azaltmak kastıyla yapılmışsa, evin devir tarihindeki değeri edinilmiş mallara eklenir (TMK m.229).
Malı alan kişiye dava açılabilir mi?
Eşin malvarlığı katılma alacağını karşılamıyorsa, eksik kalan miktar devirden yararlanan üçüncü kişiden istenebilir (TMK m.241).
Üçüncü kişiye karşı dava süresi ne kadar?
Hakkın zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde mal rejiminin sona ermesinden itibaren beş yıl.
Mal rejimi ne zaman sona erer?
Boşanmada mal rejimi, dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m.225).
Mal kaçırılmasını önceden engellemek mümkün mü?
Hâkimden belirli mallar üzerindeki tasarrufların rızanıza bağlanması istenebilir; taşınmazlarda bu durum tapuya şerh edilir (TMK m.199). Boşanma davasında da geçici önlem olarak tedbir istenebilir.
Olağan hediyeler de eklenir mi?
Hayır. TMK m.229 olağan hediyeleri ekleme kapsamı dışında tutar.
İlgili içerikler
KAYNAKLAR
Başlıca kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m.169, m.199, m.202, m.219, m.220, m.225, m.229, m.235, m.236 ve m.241.
- Mevzuat Bilgi Sistemi — güncel kanun metinleri.