AİLE HUKUKU · HUKUKİ BİLGİLENDİRME
Boşanan Kadın Eski Eşinin Soyadını Kullanmaya Devam Edebilir mi?
KISACA
Boşanan kadın, kural olarak evlenmeden önceki soyadını yeniden alır (TMK m.173). Ancak eski eşinin soyadını kullanmakta menfaati bulunduğunu ve bunun eski eşe zarar vermeyeceğini ispatlarsa, istemi üzerine hâkim bu soyadını taşımasına izin verir. Koşullar değişirse eski eş, iznin kaldırılmasını isteyebilir.
Yıllarca o soyadıyla tanınan biri için mesele sadece kimlik kartı değil
Yirmi yıllık bir evlilik sona ermiştir. Kadın bu süre boyunca diploması, mesleği, müşterileri ve çevresi tarafından eşinin soyadıyla tanınmıştır. Çocukları da aynı soyadını taşır. Boşanma kararı kesinleştiğinde nüfus kaydında birden kızlık soyadına dönmek, hem pratik hem de duygusal açıdan zorlayıcı olabilir. Türk Medeni Kanunu (TMK) bu ihtimali düşünmüş ve kurala bir istisna tanımıştır.
Kural: kızlık soyadına dönüş
TMK m.173'ün ilk cümlesi temel kuralı koyar: boşanma hâlinde kadın, evlenme ile kazandığı kişisel durumunu korur; ancak, evlenmeden önceki soyadını yeniden alır. Bu dönüş için ayrıca bir başvuru yapılması gerekmez; boşanmanın kanundan doğan doğrudan bir sonucudur.
Cümlenin ilk kısmı da önemlidir: "kişisel durumunu korur". Örneğin TMK m.11'e göre evlenme kişiyi ergin kılar. On sekiz yaşını doldurmadan evlenmiş bir kadın, boşanınca yeniden küçük sayılmaz; ergin olarak kalır. Değişen yalnızca soyadıdır.
Kadın bu evlilikten önce de bir kez evlenmiş ve dul kalmışsa, "evlenmeden önceki soyadı" ilk eşinin soyadı olabilir. Kanun bunu da düşünmüştür: eğer kadın evlenmeden önce dul idiyse hâkimden bekârlık soyadını taşımasına izin verilmesini isteyebilir.
İstisna: eski eşin soyadını taşıma izni
Maddenin ikinci fıkrası istisnayı düzenler: kadının, boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğu ve bunun kocaya bir zarar vermeyeceği ispatlanırsa, istemi üzerine hâkim, kocasının soyadını taşımasına izin verir.
Bu cümlede üç ayrı unsur vardır:
- İstem: Hâkim bu izni kendiliğinden vermez; kadının açıkça talep etmesi gerekir.
- Menfaat: Kadının bu soyadını kullanmaya devam etmekte korunmaya değer bir yararı olmalıdır.
- Zarar vermeme: Soyadının kullanılması eski eşe zarar vermemelidir.
Kanun ispat yükünü de belirlemiştir: "ispatlanırsa" ifadesi, bu iki şartı ortaya koyma yükünün izni isteyen kadında olduğunu gösterir. Şartlar ispatlanırsa kanun "izin verir" der; yani bu durumda hâkimin takdiri değil, izin verme yükümlülüğü söz konusudur.
"Menfaat" neye denir?
Kanun menfaati tanımlamaz; her olayda ayrıca değerlendirilir. Bu taleplerde en sık ileri sürülen gerekçeler şunlardır:
- Mesleki tanınırlık: Yıllardır bu soyadıyla çalışan doktor, avukat, öğretmen, sanatçı, yazar ya da kendi işini yürüten esnaf için soyadı, mesleki kimliğin bir parçası haline gelmiş olabilir.
- Çocuklarla aynı soyadı: Çocuklarıyla aynı soyadını taşımak, okul, hastane ve resmi işlemlerde annenin hayatını kolaylaştırabilir.
- Toplumsal çevre: Uzun bir evlilik boyunca kurulan sosyal ve ticari ilişkilerin bu soyadına bağlı olması.
Bu gerekçelerin somut belgelerle desteklenmesi önemlidir: meslek odası kaydı, tabela, kartvizit, yayınlar, iş sözleşmeleri, vergi kaydı ya da müşterilerle yazışmalar gibi.
"Zarar" neye denir?
Eski eş, soyadının kullanılmasının kendisine zarar vereceğini ileri sürebilir. Örneğin aynı soyadını kullanan kadının, eski eşin ticari itibarını zedeleyecek şekilde aynı sektörde onun adını kullanarak faaliyet göstermesi ya da soyadının kullanılmasının eski eşin yeni ailesinde ciddi karışıklıklara yol açması bu kapsamda tartışılabilir. Sadece "istemiyorum" demek, tek başına bir zarar değildir; zararın da somut olarak ortaya konması gerekir.
Somut bir örnek
On beş yıldır bir ilçede eczane işleten bir eczacı düşünelim. Eczanenin tabelasında, reçete kayıtlarında ve meslek odası sicilinde evlilik soyadı yazmaktadır; mahallede de bu soyadıyla tanınır. Boşanma davasında eski eşin soyadını taşımaya devam etmek istediğini bildirir ve oda kaydını, tabelanın fotoğrafını, vergi levhasını ve yıllara yayılan ticari yazışmaları dosyaya sunar. Eski eş ise farklı bir şehirde, farklı bir alanda çalışmaktadır ve soyadının kullanılmasının kendisine nasıl bir zarar vereceğini somut olarak açıklayamamaktadır.
Böyle bir tabloda kanunun aradığı iki unsur da desteklenmiş olur: menfaat belgelerle gösterilmiş, zarar ise ortaya konamamıştır. Aynı eczacının eski eşi de aynı ilçede eczacılık yapıyor olsaydı, karışıklık ihtimali nedeniyle zarar tartışması bambaşka bir boyut kazanabilirdi. Kısacası sonuç, kişinin kendi hayat tablosuna göre değişir.
Sık yapılan hatalar
- Talebi hiç dile getirmemek: Hâkim bu izni kendiliğinden vermez. Boşanma kararında soyadına ilişkin bir hüküm yoksa kadın kızlık soyadına döner.
- Gerekçeyi belgesiz bırakmak: "Herkes beni bu soyadıyla tanıyor" demek yeterli olmayabilir; menfaatin somut belgelerle desteklenmesi gerekir.
- Anlaşmalı boşanma protokolünde yazmamak: Taraflar soyadı konusunda anlaşmışsa bunun protokole açıkça yazılması, sonradan çıkabilecek tartışmaları önler.
- İznin koşulsuz olduğunu sanmak: İzin verildikten sonra koşullar değişirse eski eş kaldırılmasını isteyebilir; soyadının eski eş aleyhine kullanılması bu riski artırır.
İzin sonradan kaldırılabilir mi?
Evet. TMK m.173'ün son fıkrasına göre koca, koşulların değişmesi hâlinde bu iznin kaldırılmasını isteyebilir. Kanun hangi değişikliklerin bu sonucu doğuracağını saymaz. Kadının yeniden evlenmesi, soyadını eski eşi aleyhine kullanmaya başlaması ya da izne gerekçe olan mesleki faaliyetin sona ermesi gibi durumlar, iznin devam edip etmeyeceğinin yeniden tartışılmasına yol açabilir.
Erkek açısından durum
TMK m.173 yalnızca kadının soyadını düzenler. Bunun sebebi, evlilikte soyadı değişikliğinin geleneksel olarak kadın tarafında yaşanmasıdır; erkek evlilik boyunca kendi soyadını taşıdığı için boşanmada onun soyadında bir değişiklik olmaz. Eski eşin soyadı kullanma izni konusunda erkeğin rolü ise iki noktada ortaya çıkar: izin istendiğinde zarar göreceğini ileri sürebilir, izin verildikten sonra da koşullar değişirse kaldırılmasını isteyebilir.
Talep ne zaman ve nereye yapılır?
Soyadına ilişkin istem, Türk Medeni Kanunu'nun aile hukuku kitabından doğan bir iş olduğu için aile mahkemesinin görev alanındadır (4787 sayılı Kanun m.4). En pratik yol, talebi boşanma davası sırasında ileri sürmektir; böylece boşanma kararıyla birlikte soyadı konusu da karara bağlanır. TMK m.173, bu istem için ayrıca bir süre öngörmemiştir.
Boşanma davasının türüne göre süreç farklılaşabilir: Anlaşmalı boşanmada soyadı konusu da protokole yazılabilir; eski eşin buna onay vermesi, "zarar vermeme" şartının değerlendirilmesini de kolaylaştırır. Bunun için anlaşmalı boşanma davası yazısına, çekişmeli süreç için çekişmeli boşanma davası yazısına bakılabilir.
SIK SORULAN SORULAR
Sık sorulan sorular
Boşanan kadın kızlık soyadına döner mi?
Evet. TMK m.173'e göre boşanma hâlinde kadın evlenmeden önceki soyadını yeniden alır.
Eski eşimin soyadını kullanmaya devam edebilir miyim?
Bu soyadını kullanmakta menfaatiniz olduğunu ve bunun eski eşinize zarar vermeyeceğini ispatlarsanız, istemeniz üzerine hâkim izin verir.
Eski eşin onayı gerekir mi?
Kanun onay değil, zarar vermeme şartı arar. Eski eşin itiraz etmesi tek başına yeterli değildir; zararın somut olarak ortaya konması gerekir. Anlaşmalı boşanmada onay vermesi ise süreci kolaylaştırır.
Verilen izin geri alınabilir mi?
Koşullar değişirse eski eş, iznin kaldırılmasını hâkimden isteyebilir (TMK m.173/3).
Önceki evliliğinden dul kalan kadın hangi soyadına döner?
Evlenmeden önce dul olan kadın, hâkimden bekârlık soyadını taşımasına izin verilmesini isteyebilir.
Boşanınca erginlik de kalkar mı?
Hayır. Kadın evlenme ile kazandığı kişisel durumunu korur; evlenerek ergin olan kişi boşanınca da ergin kalır.
İlgili içerikler
KAYNAKLAR
Başlıca kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m.11 ve m.173.
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun, m.4.
- Mevzuat Bilgi Sistemi — güncel kanun metinleri.